Şirketlerin döviz cinsinden gayrimenkul satışları
: Şükrü Kızılot
: 2.8.2007
İnşaat şirketlerinin, kendi adlarına yapıp sattıkları konut ve iş yerleri, imal edilen emtia niteliğindedir. İnşaat şirketleri yönünden imal edilen emtia niteliğinde bulunan konut ve iş yerlerinin satışı işlemi ticari faaliyet kapsamında KDVK’nın 1/1. maddesine göre KDV’ye tabi olacaktır.
İlke olarak, konut ve iş yeri teslimlerinde KDV yönünden vergiyi doğuran olay, tapuya tescil ile meydana gelmektedir. Ancak, tapuya tescil edilmemekle birlikte gayrimenkulun satışının yapılması, alıcının kullanımına terk edilmesi gibi gayrimenkulun tasarruf hakkının devredildiği durumlarda da, tasarruf hakkının devredildiği tarihte KDV doğmaktadır. Bu gibi durumlarda tapuya tescili beklemeye gerek bulunmamaktadır (MB’nin, 22.05.1998 tarih ve 19201 sayılı Özelgesi).
Öte yandan, inşaat şirketlerinin kendi adlarına yaptıkları inşaatlarda, inşaatın bitiminden önce özel sözleşme veya satış vaadi ile veya arsa payı üzerinden yapılan satışları, henüz gerçekleşmiş bir teslim ve hizmet mevcut olmadığından ve alınan bedeller avans niteliği taşıdığından, bu şekilde yapılan satışlar KDV’ye tabi olmayacaktır.
Bu satışlarda KDV, inşaatın tamamlanıp alıcıya tasarruf hakkının devredildiği tarihte doğacaktır (MB’nin, 15.10.1991 tarih ve 2601017-913 sayılı Özelgesi).
Döviz Cinsinden Vadeli Konut veya İşyeri Satışlarında KDV
Maliye Bakanlığı;
Bedeli döviz cinsinden yapılan satışlarda, dövizli bedelin vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden TL’ye çevrileceği ve KDV’nin bu bedel üzerinden hesaplanacağı,
Bedelin döviz cinsinden ifade edilmesinin mutad olduğu uluslar arası ihaleler ile işin mahiyeti nedeniyle, bedelin döviz cinsinden ifade edilmesi gereken kamu ihalelerinde geç ödeme nedeniyle ortaya çıkacak kur farklarının KDV’ye tabi olmadığı,
Bedelin dövize bağlandığı diğer işlemlerde ise, geç ödeme nedeniyle ortaya çıkacak kur farklarının KDV matrahına dahil ve KDV’ye tabi olacağı görüşündedir (MB’nin, 04.08.1997 tarih ve 32761 sayılı Özelgesi).
İnşaat şirketlerinin kendi adlarına inşa ettikleri konut ve iş yerlerini döviz cinsinden belirledikleri bedelle satışı işlemleri, KDV’ye tabi olup, dövizli bedelin konut veya iş yerinin tasarruf hakkının devredildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek KDV’nin bulunan bedel üzerinden hesaplanması gerekir.
Döviz cinsinden vadeli konut veya iş yeri satışlarında, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarih ile ödemelerin yapılacağı tarihlerdeki kur farkları değişik olacağından, bu şekilde ortaya çıkan kur farkları vade farkı kapsamında Kanun’un 24/c maddesine göre KDV matrahına dahil bulunmaktadır.
Buna göre, dövizle yapılan vadeli konut ve iş yeri satışları nedeniyle ortaya çıkan kur farkları, vade farkı olarak değerlendirilip, kur farkları için konut veya iş yerinin tasarruf hakkının devredildiği tarihte düzenlenen ilk faturaya atıfta bulunularak bir fatura düzenlenmesi ve konut veya iş yerinin tabi olduğu oranda KDV hesaplanması gerekir.
Örneğin, konut satışı yüzde 1 oranında KDV’ye tabi ise, bu satış nedeniyle ortaya çıkan kur farkına da yüzde 1 KDV uygulanacaktır. Maliye Bakanlığı’nın görüşü de bu doğrultudadır (MB’nin, 19.04.1995 tarih ve 21436; 09.06.1995 tarih ve 31729 sayılı Özelgeleri).
Kaynak : Hürriyet