İkinci el konut piyasası yaklaşık 2 yıldır durgun bir seyir izliyor. Popüler lokasyonları saymazsak, fiyatlar durgun. Satıcının çok, alıcının az olduğu bir piyasa görüyoruz.
Gelin önce ikinci el konut piyasasının geçmişini değerlendirelim. 2003 yılında konut kredisi faiz oranlarının düşüş trendine girmesi sonucu, 2004 yılı ortalarında tüketiciler kredi kullanımına yöneldi.
O dönemde nitelikli konut projesinin sayıca az, yani oluşan talebi karşılamaktan uzak olması sonucunda ikinci el konut fiyatlarında aşırı bir yükselme yaşanmasına neden oldu.
Tabi 2001`de yaşadığı derin ve etkili krizin yaralarını sarmaya çalışan tüketicilerin alıma başladığı noktalar, Türkiye`de, konutların bırakın arsa dahil maliyetini, arsa fiyatı hariç inşaat maliyetinin altındaydı.
Somut bir örnek verecek olursak 20 bin YTL`ye dairenin satıldığı ortamda, bu konutun inşaat maliyeti 25-30 bin YTL civarındaydı.
Bir de arsa payını ilave ettiğimizde gerçek satılması gereken değer 50 bin YTL olan bir konut, 20 bin YTL`ye satılıyordu.
Böyle bir ortamda 1.5-2 yıl gibi kısa bir sürede konut fiyatları 4-5 katına yükseldi.
Buradaki cazibe konut şirketlerini pazarda aktifleşmeye zorladı. Patlayan talep karşısında satışa çıkarılan projelerdeki konutlar kapışılıyordu. Bunun en iyi örneği Soyak Olimpiakent`in I. etabıdır…
Devamını okuyun