Doğan Grubu, DD Konut’taki payını yükseltti

Doğan Şirketler Grubu Holding, yüzde 23.50 paya sahip olduğu DD Konut Finansman A.Ş’nin sermayesinin yüzde 23.50′sini temsil eden hissenin, Doğan Yayın Holding A.Ş’den satın alınmasına karar verdiğini duyurdu.

Doğan Şirketler Grubu Holding’den İMKB’ye yapılan açıklamada, yönetim kurulunun, holdingin sermayesinde yüzde 23.50 paya sahip olduğu, DD Konut Finansman A.Ş’nin sermayesinin yüzde 23.50′sini temsil eden, beheri 1.000 YTL nominal değerdeki 12 bin 784 adet hisseyi, bedeli nakden ve peşinen ödenmek üzere nominal değeri üzerinden toplam 12 milyon 784 bin YTL bedel karşılığında Doğan Yayın Holding A.Ş’den satın alınmasına karar verdiği belirtildi.

Söz konusu hisse devrinin, “Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik” hükümleri dahilinde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK), DD Konut Finansman A.Ş tarafından bildirileceği ve işlemin, herhangi bir “kontrol” değişikliğine yol açmaması nedeniyle, ayrıca BDDK’nın iznine tabi bulunmadığı kaydedildi.

Devamını okuyun




Arsa ve vergi teşviki gelirse konut fiyatları yarı yarıya ucuzlar

İnşaattaki durgunluğu gidermek için harekete geçen müteahhitler, `orta ve alt gelir grubu`na hitap edecek projeler için devletin kapısını çalmaya hazırlanıyor.

Bu çerçevede bazı ülkelerdeki uygulamalar mercek altına alındı. Vergi ve harçlarda indirimlere gidilmesi, arsa payından ve inşaat/malzeme işçiliğinden alınan KDV oranının düşürülmesi ve satış sözleşmesinden Damga Vergisi alınmaması gibi teşviklerin Türkiye`de de uygulanması isteniyor.
Soyak Genel Müdürü Emre Çamlıbel, arsa ve vergide teşvik verilmesi halinde 150 bin YTL`lik dairelerin fiyatının 75 bine kadar düşeceğini belirterek, “Satışlar artacağı için devletin elde edeceği gelir, meydana gelen teşvik kaybını kapatır, hatta üzerine bile çıkacak.

Devlet, sektörden bugünkünden en az 3 katı daha fazla gelir elde edecek.” öngörüsünde bulundu.

Türkiye`nin en büyük inşaat şirketlerinin üye olduğu Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER), TOKİ ve Emlak GYO`nun birer temsilcisinin de yer aldığı bir çalışma grubu oluşturarak, dünyanın farklı ülkelerinde sosyal konut üretimi için geliştirilen devlet-müteahhit işbirliği modellerini rapor haline getirdi.

İncelemesi için Vergi Konseyi`ne takdim edilen rapor, önümüzdeki günlerde de hükümete sunulacak.

Bankaların konut kredilerine uyguladıkları aylık faiz oranları yüzde 1,27`den başlıyor. Her yıl 600 bin konut ihtiyacının doğduğu Türkiye`de, mevcut faiz oranlarıyla ailelerin sadece yüzde 20`sinin konut kredisi ödeyebilecek güce sahip olduğu tahmin ediliyor.
Devamını okuyun




Gayrimenkul Yatırım

1999 yılından beri biriken konut talebi, 2004 yılından itibaren iyileşen kredi koşulları ve artan nitelikli gayrimenkul arzıyla birlikte karşılanmaya başlayarak, inşaat sektörü 2005`te yüzde 21.5, 2006`da yüzde 19.0, 2007 yılının ilk dokuz ayında ise yüzde 11.5 oranında büyümüştür.

Üçüncü çeyrekte bir miktar yavaşlama gözlenmesine rağmen, 2007 yılının sonunda sektörel büyümenin yüzde 15 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. İnşaat sektörü, son 6 yılda ortalama yüzde 7 büyüyen Türkiye ekonomisinin önemli bir lokomotifidir.

`Yeni`ye ihtiyaç var

Sürekli büyüyen bir ekonomiye sahip, kentselleşmeye devam eden bir ülkede, yeni konutlara, ticari binalara, ofislere, alışveriş merkezlerine, fabrikalara ve lojistik alanlara önemli derecede ihtiyaç duyulur.

Türkiye`de gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin kurumsallaşması, yeni projelerde mimari tasarımın önem kazanması, nitelikli konutlara olan talep, azalan konut kredisi faiz oranları, gelişen kredi şartları ve artan kaliteli gayrimenkul arzı, inşaat sektörünün yüksek oranda büyümesini sağlayan itici güçlerdir.

Devamını okuyun




Banka faizlerini yukarıya çekti

Uluslararası piyasalardaki dalgalanmaya paralel konutta faizler yükselişe geçti. Konut kredilerinde faiz oranı yüzde 1.28 ila yüzde 1.53 arasında değişiyor

Uluslararası piyasalarda dalgalanmaya neden olan bankacılık krizi nedeniyle bankalar konut kredisi faiz oranlarını yükseltmeye başladı.

Geçtiğimiz temmuz ayında dünya piyasalarını etkisi altına alan ABD kaynaklı mortgage krizinin kredi pazarına sıçraması ve bankacılık krizine dönüşmesi, konut kredilerini olumsuz etkiledi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası`nın 14 Eylül 2007 tarihinden itibaren son 6 ayda borçlanma faiz oranlarını yüzde 2 oranında geri çekerek, yüzde 15.25`e düşürmesi bile konutta faizlere düşüş olarak yansımadı.

Faizlerin düşüş eğiliminde olduğu bir dönemde konut kredisi faizlerinin yükselmesinin temel nedeninin dünya piyasalarında çalkantıya neden olan bankacılık krizi ve kredi risk primlerinin artması olduğunu belirten uzmanlar, uluslararası piyasalarda işlerin iyiye gitmesi durumunda faiz oranlarının yılın ikinci yarısından itibaren bir miktar gerileyebileceğini kaydetti.

Devamını okuyun




İstanbul Kartal`a 340 konutluk proje

Dumankaya`nın Kartal`daki yeni projesi `Dumankaya Vizyon`da 340 daire bulunacak. Rezidans hizmetlerinin verileceği projede fiyatlar henüz belli olmadı

Dumankaya İnşaat`ın Kartal`da inşa edeceği Dumankaya Vizyon projesi, 33 katlı ve 24 katlı iki rezidans bloğu ile 18 katlı bir ofis bloğundan oluşacak.

Mimarisi, Tago Mimarlık tarafından yapılan proje, 20 bin metrekare üzerinde konumlandırılacak. Kartal E-5 üzerinde inşa edilecek Dumankaya Vizyon`da blokları birbirine bağlayan “U” şeklinde üç katlı bir alt birim de yer alacak.

Bu alt birimin giriş katında mağazalar ile bir hipermarket, üst iki katta ise restoran, kafeteryalar ve ofisler bulunacak. Toplam 340 rezidansın olacağı Dumankaya Vizyon, bölgenin en yüksek binaları olmayı hedefliyor.

Dört farklı dairenin yer alacağı projede, stüdyo daireler 37-53 metrekare, 1+1 daireler, 55-61 metrekare, 2+1 daireler ise 78-102 metrekare büyüklükte olacak.
Devamını okuyun




Konut almak için beklemenin yararı olmaz

Fırsatları beklemek zarar verici olabilir. O andaki koşulları ve seçenekleri en iyi şekilde değerlendirmek konut alıcısının lehine olacaktır

Son dönemde sektörümüzle ilgili gündemi en çok meşgul eden konuların başında “konut almak için doğru zaman mı, değil mi” sorusu geliyor. Bu sorunun temel nedeni, Amerika`da yaşanan mortgage krizinin Avrupa`yı etkilemeye başlamasından kaynaklanıyor. Mortgage kredisi veren banka ve finans kuruluşlarının zararları, finans sektöründe likidite daralmasına yol açmış ve başta Amerika olmak üzere, birçok Avrupa ülkesinde konut fiyatlarında ciddi düşüşler yaşanmıştır.

Finans sektöründe yaşanan likidite sorununun, ülkemiz dahil Avrupa ve Amerika`yı ne kadar etkileyeceği hakkında konunun uzmanları bile net bir bilgi verememektedir. Ülkemize gelince, Mortgage Kanunu yeni yasalaşmış ve henüz bu yasa kapsamında önemli sayılacak ölçüde kredi verilmemiştir. Bankacılık sektörünün konut kredilerinde ciddi bir risk taşımıyor olması da sektör adına olumlu bir durumdur. Kaldı ki Türkiye`de gayrimenkul yatırımı hiçbir dönemde, 3-5 aylık bir yatırım aracı olarak görülmemiş, aksine her dönem en az 2-3 yıllık süreler içinde değerlendirilmiştir.

Ülkemizde konut alıcıları profesyonel yatırımcıdan oluşmuyor. Yatırım amaçlı konut alımı yapanlar ise kira gelirinden çok konutun değer artışına dair beklentilerle karar veriyor. Ancak ülkemizdeki konut alıcılarının büyük bir kısmı kendisi veya aile bireylerinin oturması amacıyla yani ihtiyacı için ev alan “kullanıcı” kesim. Bu kişiler için evin değerinin artması veya bölgedeki kira değerlerinin yükselmesi çok önemli değil. Kişinin oturduğu evine verdiği değer, piyasanın o eve verdiği değerden çok daha önemli.

Devamını okuyun




İkinci el konut piyasası ne olacak

İkinci el konut piyasası yaklaşık 2 yıldır durgun bir seyir izliyor. Popüler lokasyonları saymazsak, fiyatlar durgun. Satıcının çok, alıcının az olduğu bir piyasa görüyoruz.

Gelin önce ikinci el konut piyasasının geçmişini değerlendirelim. 2003 yılında konut kredisi faiz oranlarının düşüş trendine girmesi sonucu, 2004 yılı ortalarında tüketiciler kredi kullanımına yöneldi.

O dönemde nitelikli konut projesinin sayıca az, yani oluşan talebi karşılamaktan uzak olması sonucunda ikinci el konut fiyatlarında aşırı bir yükselme yaşanmasına neden oldu.

Tabi 2001`de yaşadığı derin ve etkili krizin yaralarını sarmaya çalışan tüketicilerin alıma başladığı noktalar, Türkiye`de, konutların bırakın arsa dahil maliyetini, arsa fiyatı hariç inşaat maliyetinin altındaydı.

Somut bir örnek verecek olursak 20 bin YTL`ye dairenin satıldığı ortamda, bu konutun inşaat maliyeti 25-30 bin YTL civarındaydı.

Bir de arsa payını ilave ettiğimizde gerçek satılması gereken değer 50 bin YTL olan bir konut, 20 bin YTL`ye satılıyordu.

Böyle bir ortamda 1.5-2 yıl gibi kısa bir sürede konut fiyatları 4-5 katına yükseldi.

Buradaki cazibe konut şirketlerini pazarda aktifleşmeye zorladı. Patlayan talep karşısında satışa çıkarılan projelerdeki konutlar kapışılıyordu. Bunun en iyi örneği Soyak Olimpiakent`in I. etabıdır…
Devamını okuyun




SPK : Devlet garantili mortgage sistemi düşünmüyoruz

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Turan Erol, hiçbir şekilde devlet garantili bir mortgage sistemi oluşturmayı düşünmediklerini söyledi. Erol, Türkiyede mortgage piyasanın 150 milyar dolarlık bir hacme, bunun milli gelire oranının da yüzde 35’e ulaşmasını beklediklerini söyledi.

Dünya Bankası grubu üyesi Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile Dünya Gazetesi`nin düzenlediği “Konut Finansmanı Konferansı 2007: Türkiye`de Konuta Erişimi Artırmak” konulu konferansta konuşan SPK Başkanı Turan Erol, dünya genelinde insanların ev almak için harcadıkları paranın 5 trilyon dolar olduğunu söyledi.

Türkiyede konut finansmanında SPK olarak yalnız denetleyici değil, sistemin gelişiminde destekleyeceklerini belirten Erol, sermaye piyasalarını güçlendirmek gerektiğini ifade etti.

Erol, ipotekli tahviller üzerinde çalışmalara devam ettiklerini, 4 ürünün piyasaya çıkarılması üzerinde çalıştıklarını belirterek, hiçbir şekilde devlet garantili bir sistem oluşturmayı düşünmediklerini kaydetti. Erol, mortgage sisteminde değerlemenin çok önemli olduğuna işaret ederken, teminatlarla ilgili değerleme hizmeti verecek danışma kurulları oluşturduklarını kaydetti.

Erol, Türkiyede mortgage konusunda ciddi gelişmeler beklediklerini vurguladı. İspanyanın son 10 yılda Avrupada en hızlı gelişen morgage piyasasına sahip olduğunu belirten Erol, İspanyada , 500 milyar Euro civarındaki piyasa GSMHnın yüzde 50’sini teşkil ediyor.
Devamını okuyun




İnşaat durdu, ekonomide durdu

Ekonominin lokomotifi olan inşaat da frene basınca Türkiye ekonomisindeki büyüme % 2’ye geriledi.

Yılın üçüncü çeyreğinde büyümenin düşük çıkmasında tarım sektöründeki % 7.8’lik küçülmenin yanında, milli gelirde yüzde 30’un üzerinde payı olan sanayi ile % 25 payı olan ticaret sektörlerindeki büyümenin çeyreklere göre giderek düşmesi önemli rol oynadı.

Son dönemde ekonominin lokomotifi olan inşaat da frene basınca Türkiye ekonomisindeki büyüme % 2’ye kadar geriledi. Bu rakam son 18 çeyreklik dönemin en kötü rakamı oldu.

Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde frene bastı. Son dönemde yüzde 15’in üzerinde büyüyerek lokomotif sektör haline gelen inşaattaki durgunluk, kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde yaşanan belirgin küçülme ve ticaret sektöründeki yavaşlama ekonominin durmasına neden oldu.

Ekonomi, yılın üçüncü çeyreğinde sadece % 2 büyüdü ve beklentilerin çok altında kaldı. Analistler, Gayri Safi Milli Hasılanın (GSMH) yüzde 4 büyüyeceğini öngörüyordu. % 2’lik büyüme rakamı, ekonomik krizden sonraki dönemin, yani 18 çeyreğin en kötüsü oldu.

Devamını okuyun




İsteyen kredisini yenileyebilecek

Konuya ilişkin açıklama yapan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Tutsat (Mortgage) olarak adlandırılan konut kredilerinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili yeni düzenlemeleri açıkladı.

Krediler yeniden yapılandırılabilecek

Çağlayan, söz konusu yönetmelik çerçevesinde, kredi veren kuruluş ile kredi kullanan tüketici arasında yapılan Konut Finansmanı Sözleşmesinde, tüketicinin başvurusu ya da tüketicinin yazılı izni şartıyla, “kredi faiz oranlarında, vadesinde, faiz türünde değişiklik yapılması, aynı ev teminat gösterilerek birden fazla konut kredisi alınmışsa bunların tek konut kredisi ile birleştirilmesi, konut finansmanı kuruluşunda veya belirtilen para biriminde değişiklik yapılması” konularında yeniden yapılandırmanın gerçekleştirilebileceğini anımsattı.

Konut finansmanının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili düzenlemenin, tüketiciler açısından çok önemli değişiklikleri içerdiğini ifade eden Çağlayan, şunları kaydetti:

Banka, vade, faiz ve para birimi değiştirilebilecek !

“Getirilen değişiklikleri örnekle açıklamak gerekirse, bir vatandaşımızın herhangi bir konut finansman kuruluşundan 100 bin YTL`lik, 5 yıl vadeli ve aylık % 1,45 faiz oranıyla konut kredisi kullandığını kabul edersek faiz oranlarının örneğin % 1`e düşmesi halinde, kredinin vadesi bitmeden karşılıklı mutabakat ile faiz oranı yeniden belirlenebilecektir. 5 yıl vade yine karşılıklı mutabakatla değiştirilebilecek, örneğin 8-10 ya da 15 yıllık vadeler geçerli olabilecektir.
Devamını okuyun