Döviz ile borçlanma

Ülkemizde döviz yıllarca yatırım aracı olarak kabul edildi. Buna karşın döviz kurlarındaki hızlı yükselişler sebebiyle zor duruma düşen pek çok kişi ve şirket oldu.

Ancak döviz kurları ve özellikle dolar kuru uzun süredir durağan ve hatta gerilemekte…

1994 yılındaki kur yükselişi sebebiyle dövizzedeler gündem olmuş ve dövizle borçlanarak satın alınan evlerin kredi taksitleri ödenemediği için özel olarak oluşturulan koşullar ile dolar kredileri TL borca dönüştürülmüş veya borçların kapatılmasına imkan sağlanmıştı.

2001 yılında yaşananlar ise hala herkesin hafızasında taze duruyor. Dolar kurundaki son durağan trende rağmen, özellikle 2006 yılının ortalarından beri döviz mevduatlarında ciddi artış söz konusu. Ancak konut kredilerinin içinde döviz kredisi kullanım oranı oldukça sınırlıdır.

Kısaca, bireysel olarak hala dövize yatırım yapıyor ama dövizle borçlanmıyoruz. Türkiye`deki konut kredilerinde baz faiz YTL bazında aylık 1,30 seviyelerinde.

Basit ve yıllık olarak bakıldığında konut kredisi faiz oranı YTL`de yüzde 16, dolarda yüzde 8.5 ve Euro`da ise yüzde 7.5 düzeylerinde.

Türkiye`de faiz oranlarının düşmesi beklenirken ABD Merkez Bankası (Fed) oransal olarak radikal düşüşler yaptı. Bunun dolar bazında konut kredi faizlerine de yansıması beklenebilir.

1994 ve 2001 yılları ile karşılaştırırsak ülkemizde bireysel krediler ve konut kredileri konularında tüketiciyi koruyan birçok düzenleme yapıldı.

Döviz bazında borçlanma vadesi uzadı. Kısa vadede sert çıkışlar olsa da uzun ve orta vadede kurların averajı dikkate alınmalı.
Devamını okuyun




Bursa Korupark evleri 2. Etap görücüye çıktı

Torun Yapı tarafından Bursa`da inşa edilen Korupark Evleri`nde ikinci etapta yer alan 400 daire görücüye çıktı.

124 dönüm arazi üzerinde 22 blok ve bin 200 konuttan oluşan proje, Bursa`nın Batı yakasında Mudanya yolu üzerinde yer alıyor.

Çınar ve Sedir adında 2 farklı bloktan oluşan daireler, 1+1`den 5+1`e kadar değişik büyüklüklerde sunuluyor. 2009`da tamamlanacak projede, birinci etapta tek tip olan 1+1 dairelere iki yeni plan daha ekleniyor ve sadece çatı katında yer verilen dubleks daireler bu defa bahçe katında da kendini gösteriyor.

Projede, 196 mağazalı Korupark Alışveriş Merkezi de yer alıyor.




Konut alıcısının 2008’’e bakışı

Yılsonlarında değerlendirme yapma kervanına bu yıl konut alıcısı Adil Bey de katıldı ve yorumunu yaptı: Durağan dönemler bir fırsat olarak algılanmalıdır…

Adil Bey, konut almaya karar verdiğinden buyana, konut piyasalarını yakından izlemeye başladı. Bir mühendis olarak, öteden beri ekonomiyi yakından izlerdi. Lisans Öğreniminde tanıştığı ekonomi ile ilgisini, lisansüstü öğreniminde, yaptığı işlerde, hizmet içi ve hizmet dışı kurslarda pekiştirmişti.

Adil Bey, yalnızca konut işi için değil, kendi mesleği için de ekonominin ne denli önemli olduğunu yaşayarak görüyordu. Ekonomisiz mühendislik de, yöneticilik de olamazdı. Ekonomiyi dikkate almadan, piyasaları izlemeden doğru karar verilemezdi.

Konut piyasalarını değerlendirmede her herkesin kendine göre bir bakış açısı vardı ve bakılan pencereye bağlı olarak, genelde bu görüşler birbiriyle çelişirdi. Adil Bey bir konut alıcısı olarak, elini taşın altına koymuştu.

Yapacağı değerlendirme çok önemliydi. Yaşamındaki en önemli tasarrufunu bir tek ürüne, konuta bağlayacaktı. Doğru karar vermeliydi.
Devamını okuyun




İkinci el konut piyasası ne olacak

İkinci el konut piyasası yaklaşık 2 yıldır durgun bir seyir izliyor. Popüler lokasyonları saymazsak, fiyatlar durgun. Satıcının çok, alıcının az olduğu bir piyasa görüyoruz.

Gelin önce ikinci el konut piyasasının geçmişini değerlendirelim. 2003 yılında konut kredisi faiz oranlarının düşüş trendine girmesi sonucu, 2004 yılı ortalarında tüketiciler kredi kullanımına yöneldi.

O dönemde nitelikli konut projesinin sayıca az, yani oluşan talebi karşılamaktan uzak olması sonucunda ikinci el konut fiyatlarında aşırı bir yükselme yaşanmasına neden oldu.

Tabi 2001`de yaşadığı derin ve etkili krizin yaralarını sarmaya çalışan tüketicilerin alıma başladığı noktalar, Türkiye`de, konutların bırakın arsa dahil maliyetini, arsa fiyatı hariç inşaat maliyetinin altındaydı.

Somut bir örnek verecek olursak 20 bin YTL`ye dairenin satıldığı ortamda, bu konutun inşaat maliyeti 25-30 bin YTL civarındaydı.

Bir de arsa payını ilave ettiğimizde gerçek satılması gereken değer 50 bin YTL olan bir konut, 20 bin YTL`ye satılıyordu.

Böyle bir ortamda 1.5-2 yıl gibi kısa bir sürede konut fiyatları 4-5 katına yükseldi.

Buradaki cazibe konut şirketlerini pazarda aktifleşmeye zorladı. Patlayan talep karşısında satışa çıkarılan projelerdeki konutlar kapışılıyordu. Bunun en iyi örneği Soyak Olimpiakent`in I. etabıdır…
Devamını okuyun




17 milyon dolara aldığı arsaya 250 milyon dolar istiyor

Soyak Yapı yatırım tarihine geçecek bir başarıya imza attı. 2005’te emlak sektörü durgunken İstanbul Büyükdere Caddesinde Novartise ait araziyi 17 milyon dolara aldı. Aradan geçen sürede Zorlu ve El Maktumun alımları bölgenin değerini katladı. Soyakın aldığı arazi 150 milyon dolara satışa çıktı. Şimdi fiyatın 250 milyon dolara ulaşması bekleniyor

SOYAK Yapı, son yıllardaki en kárlı arsa alışverişine imza atmak üzere. Soyak Yapı, 2005 yılında ilaç şirketi Novartisten 17 milyon dolara aldığı arsayı en az 150 milyon dolara satmak üzere ihaleye çıkma kararı aldı. İETT Garajına komşu olan arsanın değerinin artmasındaki en önemli etken ise El Maktumun şirketi Sama Dubainin İETT Garajına, Zorlu Grubunun da Karayolları arazisine rekor fiyat vermeleri oldu. Garanti Yatırımın danışmanlığında satışa çıkarılan arsa 11 bin 648 metrekare.

Muhammen bedeli ise 150 milyon dolar olarak belirlendi. Rekor beklenen arazinin muhammen bedelle metrekaresi 12 bin 876 dolar. Sama Dubai metrekare teklifi 15 bin 246 dolar, Zorlunun ise 8 bin 290 dolar olmuştu.

2008′İN REKOR İHALESİ OLABİLİR

İstanbul’da 2008’in en büyük gayrimenkul satış ihalesi olarak değerlendirilen ihale süreci 22 Şubat tarihinde başlayacak. 2.5 emsalle inşaat yapılabilecek arazinin ihale tarihi ise 29 Şubat olarak belirlendi.

Devamını okuyun




Konut finansmanı İstanbul’da

Dünya Bankası Üyesi IFC ( International Finance Corporation ) ve Dünya Gazetesi işbirliği ile düzenlenen Konut Finansmanı Konferansı, İstanbul Hilton Convention Centreda 3 – 4 Aralık tarihlerinde yapıldı.

Temel hedefi, dünyadan ve Türkiyeden uzmanlar eşliğinde ortaya koymak olan konferansta mortgage sektörünün Türkiye ekonomisine etkileri, konut finansmanında küresel tecrübeler, kentsel dönüşüm ve rehabilitasyon uygulamaları, gayrimenkul yatırımları, konut finansmanının perakende pazarındaki etkileri, konut finansmanında alternatif iş imkanları, konut finansmanında sermaye piyasası çözümleri, Türkiye deneyimleri ve fırsatlar ele alındı.

Platin sponsorun Ağaoğlu Şirketler Topluluğu, altın sponsorun Türkiye İş Bankası ve gümüş sponsorunda TEBin olduğu konferansta; ULİ Başkanı Haluk Sur, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, SPK Başkanı Turan Erol, Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince ve değişik ülkelerden gelen uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri konuşmacı olarak yer aldılar.

Konferansta konuşmacılardan biri olan Birleşik Arap Emirliklerinde merkezi bulunan Almak Finans temsilcisi Arfi Alharmi; B.A.E.de 2003’de yabancıların mülk edinmesini sağlayan kanunun çıktığını, 2004 yılının ise bir çok ülkede ekonomik reformların yapıldığı bir yıl olduğunu belirterek, gayrimenkul fiyatları yükselince mortgage fiyatının da yükselmeye başladığını böylece geri ödemenin de zorlaştığını söyledi.

Devamını okuyun




SPK : Devlet garantili mortgage sistemi düşünmüyoruz

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Turan Erol, hiçbir şekilde devlet garantili bir mortgage sistemi oluşturmayı düşünmediklerini söyledi. Erol, Türkiyede mortgage piyasanın 150 milyar dolarlık bir hacme, bunun milli gelire oranının da yüzde 35’e ulaşmasını beklediklerini söyledi.

Dünya Bankası grubu üyesi Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile Dünya Gazetesi`nin düzenlediği “Konut Finansmanı Konferansı 2007: Türkiye`de Konuta Erişimi Artırmak” konulu konferansta konuşan SPK Başkanı Turan Erol, dünya genelinde insanların ev almak için harcadıkları paranın 5 trilyon dolar olduğunu söyledi.

Türkiyede konut finansmanında SPK olarak yalnız denetleyici değil, sistemin gelişiminde destekleyeceklerini belirten Erol, sermaye piyasalarını güçlendirmek gerektiğini ifade etti.

Erol, ipotekli tahviller üzerinde çalışmalara devam ettiklerini, 4 ürünün piyasaya çıkarılması üzerinde çalıştıklarını belirterek, hiçbir şekilde devlet garantili bir sistem oluşturmayı düşünmediklerini kaydetti. Erol, mortgage sisteminde değerlemenin çok önemli olduğuna işaret ederken, teminatlarla ilgili değerleme hizmeti verecek danışma kurulları oluşturduklarını kaydetti.

Erol, Türkiyede mortgage konusunda ciddi gelişmeler beklediklerini vurguladı. İspanyanın son 10 yılda Avrupada en hızlı gelişen morgage piyasasına sahip olduğunu belirten Erol, İspanyada , 500 milyar Euro civarındaki piyasa GSMHnın yüzde 50’sini teşkil ediyor.
Devamını okuyun




Konut fiyatları düşüyor

Konutta sonbahar aylarıyla birlikte beklenen canlılık piyasalara yansımazken, İstanbul ve İzmirde yaşanan sınırlı artışların dışında Ankara, Bursa ve özellikle Antalyada fiyatlarda düşüş gözleniyor.

Bu durum aslında konut almak isteyenler için cazip bir ortam oluştururken, Antalyada yaz sezonunu bitmesi nedeniyle % 5 civarındaki düşüşlerin daha da artması bekleniyor.

Piyasada, konut kredisi faiz oranlarının da bir türlü düşmemesi alıcıların “bekle-gör” politikası gütmesine neden oluyor. Kredi faizlerinde 2008 yılında beklenen muhtemel düşüşlerle birlikte özellikle bahar aylarında sektörün çok daha fazla ivme kazanacağı tahmin ediliyor. Uzmanlar bu durumda ise oluşacak talep fazlalığı nedeniyle fiyatların artabileceğini belirtirken, şu dönemin konutta alım yapmak için çok uygun olduğunu ifade ediyor.

İstanbul”da küçük çaplı sonbahar hareketliliği

Bileşim International tarafından hazırlanan Pozitif Emlak Endeksi sonuçlarına göre, İstanbul’da satılık konutun metrekare fiyatı Ekim 2007’de % 1,4 artarak, 2 bin 139 YTL’ye çıktı. Kiralık konutun metrekare fiyatı ise değişmeyerek 12 YTL’de kaldı.

Devamını okuyun




İsteyen kredisini yenileyebilecek

Konuya ilişkin açıklama yapan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Tutsat (Mortgage) olarak adlandırılan konut kredilerinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili yeni düzenlemeleri açıkladı.

Krediler yeniden yapılandırılabilecek

Çağlayan, söz konusu yönetmelik çerçevesinde, kredi veren kuruluş ile kredi kullanan tüketici arasında yapılan Konut Finansmanı Sözleşmesinde, tüketicinin başvurusu ya da tüketicinin yazılı izni şartıyla, “kredi faiz oranlarında, vadesinde, faiz türünde değişiklik yapılması, aynı ev teminat gösterilerek birden fazla konut kredisi alınmışsa bunların tek konut kredisi ile birleştirilmesi, konut finansmanı kuruluşunda veya belirtilen para biriminde değişiklik yapılması” konularında yeniden yapılandırmanın gerçekleştirilebileceğini anımsattı.

Konut finansmanının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili düzenlemenin, tüketiciler açısından çok önemli değişiklikleri içerdiğini ifade eden Çağlayan, şunları kaydetti:

Banka, vade, faiz ve para birimi değiştirilebilecek !

“Getirilen değişiklikleri örnekle açıklamak gerekirse, bir vatandaşımızın herhangi bir konut finansman kuruluşundan 100 bin YTL`lik, 5 yıl vadeli ve aylık % 1,45 faiz oranıyla konut kredisi kullandığını kabul edersek faiz oranlarının örneğin % 1`e düşmesi halinde, kredinin vadesi bitmeden karşılıklı mutabakat ile faiz oranı yeniden belirlenebilecektir. 5 yıl vade yine karşılıklı mutabakatla değiştirilebilecek, örneğin 8-10 ya da 15 yıllık vadeler geçerli olabilecektir.
Devamını okuyun




Mortgage paketleri tüketicinin aklını karıştırıyor

Mortgage’nin işlerlik kazanmasının ardından bankacılık sektörü tüketicilerin farklı ihtiyaç ve risk algılarına göre çeşitli konut kredi ürünü çıkardı. Sektörde farklı isimler altında tüketiciye sunulan bu ürünler, tüketicin aklını karıştırırken, birçok banka tüketiciyi ürünlerle ilgili aydınlatarak, doğru ürüne yönlendirmeye çalışıyor.

Ancak tüketici hala sabit faizden yana tercihini kullanırken, sıkı bir incelemeyle farklı mortgage ürünlerinden daha avantajlı çıkma şansı elde edilebiliyor.

Herkesin hesabı farklı

Sabit faizli kredi kullanırken vadenin ve faiz oranının baştan belli olması ve her ay ödenecek taksit miktarının belirlenmesi tüketicilerin güvenli bulduğu tartışılmaz. Ancak yeni ürünler sayesinde tüketiciler kredi vadesi boyunca kendi hesabını kendi yapma şansına sahip oluyor.

Düşen faizli mortgage

Örneğin değişken faizli kredi kullanarak piyasaların riskini almak istemeyenler ve faiz indiriminden yararlanmak isteyenler indirimli, düşen faizli, kişiye özel kredi ürününden yararlanarak vade boyunca faizini düşürme imkanı ile taksitlerini de aşağı çekebiliyor.

Devamını okuyun